| ALIM | SATIM | |
|---|---|---|
| 14 Ayar Altın | 29.469 TL | 36.5 TL |
| 18 Ayar Altın | 36.707 TL | 45 TL |
| 22 Ayar Bilezik | 47.15 TL | 52 TL |
| Ata Cumhuriyet | 339.48 TL | 360 TL |
| Çeyrek Altın | 82.513 TL | 89 TL |
| Gram Altın (Has) | 51.7 TL | 53.5 TL |
| Gremse Altın | 825.125 TL | 890 TL |
| Gümüş | 0.81 TL | 0.87 TL |
| Hamit | 339.48 TL | 360 TL |
| Reşat | 339.48 TL | 360 TL |
| Tam Altın | 330.05 TL | 356 TL |
| Yarım Altın | 165.025 TL | 178 TL |
ALTIN - SERBEST PİYASA DÖVİZ - SERBEST PİYASA
İşte Star Haber Merkezi'nden Kanal D'ye giden cevap: Kanal-D Haberin sorumlusu ve sunucusu Mehmet Ali Birand yayın sırasında arkadaşlarınca yanlış bilgilendirilmiş... Sağlık Bakanı Recep Akdağ"ın söz konusu açıklamayı Cnn Türk"e yaptığını hem haberde belirttik, hem de Uğur Dündar anons etti. Dolayısıyla etik dışı bir davranış söz konusu değil... Anlaşılan Birand"ı arkadaşları yayın sırasında gaza getirmişler.. O da dereyi görmeden paçayı sıvamış!..Bunda çalıştıkları kanalın tüm reyting ölçümlerinde birinci olmasına rağmen, haberde bizi bir türlü geçememelerinin etken olduğunu düşünüyoruz. Dün akşam ona yine büyük farklar attık... BİRİLERİ SOKAĞA ÇIKAMAZ MOTOSİKLETTE OLMAZ! Ünlü televizyoncu Saba Tümer'in dün geceki konuğu 'Milli takımın başına Saba Tümer geçsin' diyen tiyatrocu ve televizyoncu Behsat Uygur'du. Canlı yayında söz sürekli Galatasaray'ın ünlü futbolcusu Arda Turan'a geldi. Bunun üzerine Arda Turan'la nasıl tanıştıklarını anlatan Saba Tümer, Behsat Uygur'un ağzını açıkta bıraktı. DEĞİLİM SABA TEYZE Programında gönderilen olumsuz mailler karşısında sert tavırlar sergileyen Fatih Altaylı, yine izleyiciye çıkıştı. Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı'nın hazırlayıp sunduğu Teke Tek programına Sonar Araştırma Şirketi Genel Müdürü Hakan Bayrakçı ve Konsensüs Araştırma Şirketi Genel Müdürü Murat Sarı konuk oldu. FETHULLAH GÜLEN'İN AVUKATI MISIN? ALTAYLI BUNU HEP YAPIYOR Baykal'ın konuşmasından satırbaşları: Bugün yine gündemimiz yoğun.Türkiye'nin öncelikli gündemi elbetteki ekonomi. Bu iktidar döneminde çok büyük sıkıntılar yaşanmıştır. Cumhuriyet'in zor dönemlerinde iktidarı yönetenleri AKP'nin son derece bol imkanlara sahip olduğunu görüyoruz. Cumhuriyet dönemi kadar olamamıştır. Borçların krizlerin yaşandığı dönemlerdeki büyümenin altında kalmıştır büyümemiz. Bu son 7 yılda ekonomi iyi yöneltildi diyenlerin bu sorualra cevap vermesi gerekir. Dünyanın gerisinde kalmışsınız ne zaman en şanslı dönemde... Dış borç ikiye katlandı. EN ÇOK KÜÇÜLEN ÜLKE Türkiye'nin zenginleşmesi anlamına gelmiyor bu. Damat oğul, akraba zenginleşir amöa bu Türkiye zenginleşti anlamına gelir mi? Türkiye'yi 6,5 küçültürseniz bunun faturası yine bu halkın kendisi öder. Türkiye'nin yerli varlıkları satılmıştır. Sürekli dışarıya bağımlı bir sektör oluşturduk. Sanayinin rekabet gücü tahrip oldu. Genç nüfusu ekonominin dışına ittik. İşsizlik sorunu budur... ZAM YAĞMURU Temmuz'da yüzde 6,8 yapılmıştı ekimde 6,7 daha geldi. Konutta elektriğe yüzde 9,8 zam geldi. Sağlıkta alınan katkı payı zamlandı. memur ve emeklilere komik zamlar yapılmıştır. Kamu maliyesinde çok ciddi fiyat artışlarını getirmiştir. Bu tablo karşısındaki temel zaaflara dikkat çekeyim. Bu ülkede tasarruf oranı bu iktidar döneminde yüzde 15,7'ye geriledi. Bu gelecekten umut kesmiş hazır yiyen ekonomi olduğumuz gösteren tablodur... GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ÜRÜNLER AÇILIMIN ADI GDO Türkiye'de bir hormon denetlemesi mümkün değildir. Böyle bir denetimin yok. İhraç ettiğin ürünlerde ilk kontrolde tahlilde ilaçlı ürünler elde kalır. Rusya ilaçlı ürünü vatandaşına yedirmez ama Türkiye yedirir. Sahipsiz bir alan var. Açılım falan derken böyle bir gıda tuzağını ortaya koyuyor. Derhal bu yönetmelik iptal edilmelidir. Bu açılım da diğer açılımlar gibi tuzaklarla doludur. Eğer onlar yürürlükten kaldırmazlarsa, biz tüketici olarak, her türlü kanuni hakkımızı kullanacağız. BEBEĞE ZARARLI DA VATANDAŞA DEĞİL Mİ VATANDAŞ YAPACAKSA SEN NEDEN VARSIN ŞEHİT YAKININA POLİS DAYAĞI HÜKÜMETİN BAYRAĞA ALERJİSİ VAR AÇILIM 10 KASIM'DA MECLİS'TE Eğer bu açılım meclise gelecek ise Türk bayrağının yarıya indirildiği günde getirilmesinin de bir anlamı vardır... Bu açılımlar nerelerden nerelere geldi. Bu Kürt açılımı gerçek yüzüyle ortaya çıktı. Kürt açılımı sözünün gerçek olduğu bunun ne olduğu görüldü. AÇILIM PKK'YA VE KANDİL'E YAPILDI ABD'YE GİTMEDEN MECLİS'E SUNULUYOR ERMENİ AÇILIMI Biz silahlı kuvvetlerin içinde cuntalaşmayı çok tehlikeli sayarız. TSK'ya yakıştırmayız. Gereği neyse yapılmalı. Bu çalışamyı yapanlar eğer emir kumanda zinciri içinde yapılmışsa arkasındaki insanlar için de gereği yapılmalı. O zaman da söyledik, şimdi de söylüyoruz. Haziran'daki o belge fotokopi çıktı. Bir şey yapılmadı. Ama biz o zaman 'orduya karşı bunları kim yaptı' dedik. kimsenin sesi çıkmadı. Kısa bir süre sonra yeni bir aşamaya geldik. İstanbul'daki savcılığa bir mektupla 'işte orjinal ıslak imzalı belgenin aslı' diye bir belge sunuldu. Onun yanında bir ihbar mektubu yazdı. Bir ek belgeyi daha o mektubun içzine koydu ve gönderdi. İş kapsamlı geniş bir ithamnameye dönüşmüş. Albay Dursun Çiçek tarafından yazıldığı iddia edilen 'İrtica ile mücadele eylem planı'nın ıslak imzalı orijinal belgesini gönderen gizemini halen koruyan ihbarcı subayın ikinci bir ihbar belgesi de savcılığa ulaştı. Gizemli ihbarcı, savcılığa bu kez mail yoluyla ulaştı ve 'sayın savcım' diye başlayan yaklaşık 3 sayfalık mailinde Genelkurmay'da hazırlanmış benzer belgelerin örneklerini gönderdi. Yeni belgelerde 'internet siteleri andıcı' ve 'psikolojik hareket sitelerinin listesi' olduğu öğrenildi. Belgenin üst kapağında Albay Dursun Çiçek için açılmış bir imza bölümü de bulunuyor. Ancak Çiçek'in imzası belgede bulunmuyor. İddialara göre belgeler, Türkiye ve dünyda 400 kadar sitenin takibe alındığı ortaya koyuyor. İŞTE O OLAY MEKTUP: Sayın Savcım, Ben ülkesini ve çalıştığı kurumu her şeyden üstün tutan bir TSK mensubuyum. Ülkemi o kadar seviyorum ki kendimi, ailemi mesleki kariyerimi ve geleceğimi riske atarak "İrticayla Mücadele Eylem Planı" belgesinin aslını gönderdim. Elde ettiğim belgelerin kamuoyuna yansımasından ve Adli Tıp Kurumu'nca da teyit edilmesinden sonra yaptığım bu girişimin çok yerinde olduğunu kıymetlendirmekteyim. Amacım, tutku ile bağlı bulunduğum Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratmak değildir. Aksine, Silahlı Kuvvetlerin arkasına saklanarak ülkemizin istikrar, güven ve demokrasisine kastedenleri deşifre etmek suretiyle ülkeme hizmet etmektir. Sadece gerçekler ortaya çıksın ve telafisi imkânsız girişimlere engel olunsun istiyorum. Bu kapsamda, Kurumumuzda çalışan herkesi yardımcı olmaya ve elde ettikleri bilgi-belgeleri yargı ve kamuoyu ile paylaşmaya davet ediyorum. Gönderdiğim mektupta birbirinin devamı olan Bilgi Destek Planı (LAHİKA) ve İrticayla Mücadele Eylem Planı ile ilgili detayları birleştirerek yazmıştım. Cunta yapılanması tarafından bu hususlar gerekçe gösterilerek, belge ve mektubun içeriği üzerinde güvensizlik oluşturmak ve delil niteliğine zarar vermek için bir çalışma başlatılmıştır. Kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesini önlemek ve Cunta'nın istismarının önüne geçmek için ilk mektubumdaki "İrticayla Mücadele Eylem Planının basında yer almasını müteakip, ..." diye başlayan paragrafta "İrticayla Mücadele Eylem Planı" yerine "Bilgi "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)'nın basında yer almasını müteakip, belgenin hazırlanmasında kullanılan tüm bilgisayarlar temizlenmiş ve ilgili evraklar imha edilerek, kamuoyuna Genelkurmay Başkanlığı tarafından böyle bir çalışmanın olmadığı yönünde bir açıklama yapılmıştır. İmha süreci bizzat Org. Ergin SAYGUN'un Özel Sekreteri Kur.Alb. Uğur BERKSUN tarafından takip edilmiş, kendisi Bilgi Sistemleri İşletme Şubesine giderek söz konusu eylem planının hazırlanmasında kullanılan 30709, 33746, 40077, 27238, 27229 ve 16693 BİM numaralı bilgisayarların hard disklerinin geri getirilemeyecek Mektubumda ayrıca, "Bilgi Destek Planı (LAHİKA)" nın ve "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev alan personeli bir arada yazmıştım. Soruşturmanın sıhhati açısından, İlker Ziya GÖKTAŞ'ın sadece "İrticayla Mücadele Eylem Planı"nın hazırlanmasında görev almış olduğunu da detay bilgisi olarak ekliyorum. Karargâh içindeki Cunta yapılanması, kendileri adına gelişen olumsuz süreci tersine çevirmek için aşağıda ifade edilen faaliyetleri planlamaktadır. 1. Mektuptaki belge ile ilgili olarak yazıcı, kalem, mürekkep vb. tali unsurları ön plana çıkararak belgenin içeriğinden çok şekli unsurlarının kamuoyunda tartışılmasını sağlamak. 2. Belgenin gerçekliğini ortaya koyan kişi ve kurumları yıpratmak. 3. Belgeyi yayınlayan ve savunan gazete ve gazetecileri belgenin gerçek olmadığına dair ikna etmeye çalışmak, ikna edemediklerini de yıpratmak. 4. Belge'nin orijinalinin Askeri Savcılık aracılığı ile elde edilerek, Jandarma Kriminal'e göndermek suretiyle gerçek olmadığına dair rapor çıkarttırmak. 5. İmza makinesi gibi argümanlara sarılarak kamuoyunda belgenin gerçekliğine olan inancı sarsmak. 6. Belgenin içeriğinden daha çok, gündeme geldiği dönemin kamuoyunda tartışılmasını sağlayarak dikkatleri belgenin içeriğinden uzaklaştırmak. 7. Anayasa Mahkemesine baskı yaparak bir an önce ilgili maddedeki değişikliğin iptaline yönelik karar çıkarttırmak ve yargılama sürecini askeri yargıya taşımak suretiyle takipsizlik kararı verdirmek 8. 28 Şubat sürecinde dönemin Başbakanı Necmettin ERBAKAN'a imzalatarak ihraç edilen 1000'in üzerinde TSK mensubu gibi TSK bünyesinde cadı avı başlatılarak YAŞ kanalıyla büyük bir tasfiye yapmak. 9. Bu girişimler ile sonuç alınamaz ise Genelkurmay Askeri Savcılığı aracılığı ile suçluların sadece Alb. Dursun Çiçek ve Cunta faaliyetlerinin daha açık bir şekilde ortaya çıkmasını ve bu planların sadece Dursun Çiçek'in faaliyetleri ile sınırlı olmadığını göstermek istiyorum. Genelkurmayda yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri kapsamında kamuoyunda daha önce de kısmen gündeme gelmiş olan internet faaliyetlerinin detaylarını paylaşmak ve bütün bu çalışmaların Cunta aracılığı ile hiyerarşik bir yapıda gerçekleştirildiğini göstermek için Ek-A'daki belgeyi dikkatlerinize sunuyor ve tüm kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Bu belge Genelkurmay tarafından yürütülen psikolojik harekât faaliyetleri için kullanılan internet sitelerinin kamuoyuna İnternet siteleri ile ilgili haberler medyaya yansıdıktan sonra tüm siteler kapatılarak yeniden yapılandırılmıştır. Ekteki belgede görüleceği üzere, Cunta aracılığı ile Komuta katının görüş ve onayı alınarak yeniden faaliyete geçirilmiştir. Komuta katının onayından sonra 35 site yerine 4 adet site ve bu adreslere yönlendirilen bir miktar alan adının alınması kararlaştırılmıştır. PH faaliyetleri bu siteler üzerinden devam etmiştir. Ekte sunulan belgedeki ANDIÇ'da da Takdir sayın savcılarımızın ve Yüce Türk Milletinindir. Saygılarımla arz ederim. EKLER : EK-A İnternet Siteleri andıcı EK-B Psikolojik Harekat Sitelerinin Listesi DAĞITIM : 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2. Medya Kuruluşları Pelin Batu bugün Haberturk gazetesindeki köşesinde yazdığı "Atatürk fetişizmi" başlıklı yazı Kemalistleri oldukça kızdıracak gibi görünüyor. Batu, "Gelecekte bizi anlamaya çalışan arkeologlar Bence, tek tanrılı bir dine mensup olduğumuzu ve ilahımızın pek yakışıklı olduğunu..." İLAHIMIZ PEK YAKIŞIKLI YAŞASAYDI BU FETİŞİZME İZİN VERMEZDİ ATATÜRK BÜSTÜNÜN ARKASINA SAKLANIP POLİTİKA YAPANLAR Sembollerimizi kullanıp, anlamlarını unutuyoruz. O zaman, pastadan çıkan bir Atatürk maketine şaşırmamak lazım. Nazlı Ilıcak Sabah gazetesindeki köşesinde 2011 Türkiye'sine dair tahminlerde bulundu. Kulislerde konuşulan senaryolara yer verdi.. |

